Web Günlüğü - Anasayfa
Web Günlüğü

blogger ipuçları, eklentileri ve temalarının yer aldığı web günlüğü

Sayfalar



bu bloğu izle

Bumerang - Yazarkafe

Olist Blogger Teması
canlı radyo dinle

Nereye Gidiyoruz

16 Ekim 2011 Pazar - #
Futbolu severim sevmesine ama yorum yapma ve yazma pek adetim değildir aslında. Bu adetime bu yazıyla son vermek istiyorum ve milli takımı ele almak istiyorum. Beni yorum yapma ve yazma durumuna getirendir milli takımın şu berbat gidişi. Şu an ki oynadığımız futbol 2002 Dünya Kupasındaki ve 2008 Avrupa Şampiyonasındaki başarımızı adeta silip savurmuş ve o günleri aratır duruma gelmiştir. Yanlış anlamayın iyi yönde değil kötü yönde silip atmış durumda.

Milli takımımızın 2002 yılındaki başarısı ve oynadığı futbolu hepimiz özler olduk 2008 de öyledir aslında. Fakat her iki kupa müsabakalarında da şansımız yanımızdaydı ama iyi futbol da oynamıştık gerçekten. Eee futbol bu zaten ne kadar iyi oynarsanız oynayın şansınızın da yanınızda olması gerek. Şu an ki durumumuzda her ikisi de yok. Ne oynadığımız futbol ne de şansımız yanımızda. Her ikisini de kendimiz elde edebiliriz aslında. Fakat öncelikle bazı şeyleri değiştirmemiz gerek. Çıkarcı yapımızı atmamız gerek. Örneğin Mesut Özil milli takımımıza gelmedi diye vatan haini ilan ediyoruz gol attığında işimize yaradığında öve öve bitiremiyoruz. Bu nasıl bir düşüncedir anlamıyorum. O adam Türk sonuçta Almanya'da da oynasa da başka yerde de oynasa Türktür ve değişmeyecektir bu hiçbir zaman. Sonuçta bizi temsil ediyor ve her yeri geldiğinde ülkesini sevdiğini söylüyor. Bırakın bunları ya oynasın adam ne güzel futbolunu. Biz sadece gurur duyalım.

Ne güzel Fatih Terim takımı oturtmuş bir yere getirmişken biz onu uzaklaştırıyoruz takımdan. Yerine gidip Guus Hiddink midir nedir diye bir teknik direktör getiriyoruz adamın dilinden bile anlamıyoruz sonra suçu başka yerlerde arıyoruz. Adamın da suçu yok aslında bilmiyor bizim ülkemizde ne nasıl işliyor. Hep başkalarının sayesinde bir yere geliyoruz play off'lara kalmamız gibi mesela. Yok oyuncu yok, yok böyle yok öyle falan filan. Bırakın bu ayakları ya. Önce kendi içinizdeki sorunları çözün devamı gelir sonra zaten. Bu futbolla ben aslında hiçte playoff'lara kalmamızı istemiyordum. Keşke kalmasaydık madem kaldık bir an önce elensekte kurtulsak bari. Şu oynadığımız futbolla içimizdeki bir boktan anlamaz insanların başta olmasıyla playofflara kalsak neye yarar.

Bu zamana kadar Guus Hiddink'e fazla yüklenilmedi aslında. Yüklenildi de adam anlamadı. Türkçeyi bilseydi zaten bu zamanki eleştiriler yüzünden bile zaten şimdiye alıp gitmişti bavulunu. Play off'taki rakibimiz Hırvatistan gruptan çıktığımız için şuan için sular biraz durgun ve ben inanıyorum play off'ta elenirsek ki eğer zaten görünen onu gösteriyor ne kıyametler kopacak Guus Hiddink'e neler sölenecek ve devamında Guus Hiddink nasıl gönderilecek. Daha sonra bu sezon Galatasaray bir başarı yakaladığı takdirde Guus Hiddink gönderiltikten sonra gözler yeniden Fatih Terim'e dönecek ve yeniden Fatih Terim milli takımın başına getirtilmeye çalışılacak.

Diğer sorunlarımızdan birisi de taraftarlarımız. Her milli takım maçında Şükrü Saraçoğlu'nda Fenerbahçe taraftarları, Ali Sami Yen'de Galatasaray taraftarları, bilmem başka yerde başka taraftarlar hep taşkınlık çıkarıp kendi takımları lehine tezahuratlar yapıyor. Ulan gerizekalılar siz milli takım maçına gelmişsiniz, milli takımı destekleyeceksiniz. Ne alaka Fenerbahçe, Galatasaray. İşte biz böyle bir milletiz ve böyle bir milletin vatandaşlarıyız.

Diliyorum ki milletçe şu içimizdeki gereksiz şeyleri bir kenara atıp, taşları yerine oturturuz. Diliyorum ki milli takımımız özlediğimiz futboluna ve yerine kavuşur.